Pages Navigation Menu

Ruhsal, bedensel, zihinsel şifa

BAĞIRSAK MİKROPLARINIZI İYİ BESLEYİN Kİ ONLAR DA SİZİ BESLESİN!

BAĞIRSAK MİKROPLARINIZI İYİ BESLEYİN Kİ ONLAR DA SİZİ BESLESİN!

Araştırmacılar bazı bağırsak bakterileriyle Parkinson hastalığı başlaması arasında işlevsel bir bağlantı olduğunu buldular ve bulgular hastalığın beyinde değil bağırsaklarda başladığına işaret ediyor. (1)

Mikrobiyomun bizi hastalıklara yatkın hale getirmesinin bir mekanizması gen ifadesini düzenlemek yoluyla oluyor ki bu öncelikle beslenme etkileriyle başlıyor. (Gen ifadesi: genetik bilgi kullanılarak vücut için gerekli proteinlerin yapımı olarak tanımlanabilir.)

Dengesi bozulmuş bir mikrobiyom bizi bağırsak hastalıklarına açık duruma getiriyor. Araştırmalar lifli beslenmenin mukustan beslenen bakterilerle savaşmaya yardımcı olduğunu, böylece sindirim sorunları ve bağırsak hastalıklarını önlediğini gösteriyor.

Mikrobiyomumuz bu kadar önemliyse ona iyi bakmalıyız, bunu da sağlamanın yolu beslenmeden geçiyor. İşte sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu için yararlı bakterileri besleyen zararlıları ise aç bırakan 9 beslenme önerisi:

1- Beslenmeyi çeşitlendirin
Özellikle bitkisel çeşitlilik sağlamak bağırsak bakterilerinin de çeşitlenmesini sağlıyor. Standart batılı beslenmede bitkisel ve hayvansal kaynaklar çok sınırlı, bol şeker içerikli ve az lifli. O nedenle batılı beslenme hastalıkları besliyor.

2- Taze sebze, baklagil ve meyve tüketiminizi bol lifli olacak şekilde zenginleştirin
Özellikle yeşil yapraklı sebzeler özel bir şeker çeşidi içerirler ve bu da sağlıklı bağırsak bakterilerini besler. Sulfokinovoz (SQ) denilen bu şeker bitkilerde fotosentez sırasında oluşur.

Bazı bağırsak bakterileri çözünebilir lifleri fermente etmekle görevlidir. Bu fermentasyonun yan çıktıları bağırsak duvarımızı onarmaya dolayısıyla geçirgen bağırsak sendromunu iyileştirmeye yardımcıdır. En önemli fermentasyon yan ürünleri, butirat, propiyonat ve asetat gibi kısa zincirli yağ asitleridir. Bu yağ asitleri bağışıklık sistemimizi besler ve böylece astım, Crohn gibi inflamatuar hastalıkları önler. Bu yağlar aynı zamanda otoimmün cevabı önleyen uzman bağışıklık hücreleri olan T hücrelerinin çoğalmasını sağlar.

3- Geleneksel fermente yiyecekler yiyin
Yoğurt, kefir, fermente sebzeler (turşu) bu yiyeceklerdendir. Fermentasyon süreci sonunda bol miktarda yararlı bakteriler ürüyor ve bu yiyecekler evde kolayca yapılacak yiyecekler.

4- Prebiyotik yiyecekler yiyin
Kuru fasulye, mercimek, tohumlar gibi bağırsak bakterilerini besleyecek yiyecekleri bolca tüketin.

5- Lif takviyesi almayı düşünün
Eğer beslenmenizde yeterli lif yoksa keten tohumu, chia tohumu gibi tohum takviyeleri alabilirsiniz. (Karatay beslenmesi uygulayanlar bol miktarda lif tüketir.)

6- Yapay tatlandırıcılardan uzak durun
Araştırmalar aspartamın bağırsaklarda hastalık yapan Klostridyum ve Enterobakteriyas gibi bakterilerin artmasına neden olduğunu gösterdi.

7- Polifenol zengini besinler tüketin
Prebiyotikler gibi polifenoller de yararlı bağırsak bakterilerini besler. Soğan, yaban mersini, brokoli en iyi kaynaklardandır. (Kusursuz zeytinyağı en önemli polifenol kaynağıdır.)

8- Kaliteli bir probiyotik takviyesi kullanın
(Sağlıklı Yaşıyoruz notu: Prof. Dr. Canan Karatay bizim toplum olarak probiyotik takviyesi kullanmamızın gereksiz olduğunu çünkü bizim geleneksel yiyeceklerimiz arasında doğal probiyotikli gıdalar olduğunu belirtir. Bol miktarda ev yoğurdu, ev sirkesi ve ev sirkesiyle yapılmış ev turşusu tüketilmesini önerir.)

9- Gerekmedikçe sezaryen doğumdan kaçının ve bebeğinizi anne sütüyle besleyin
Bebeğinizin mikrobiyomu doğum sırasında sizden aldığı bakterilerle oluşur ve anne sütündeki oligosakaridlerle beslenir. Bunlar hazır mamalarda bulunmaz.

Dr. Joseph Mercola

Özet çeviri: Nurçin Çağlar
Sağlıklı Yaşıyoruz

Kaynak: http://articles.mercola.com/…/…/12/14/feed-gut-microbes.aspx

Leave a Comment