Pages Navigation Menu

Ruhsal, bedensel, zihinsel şifa

Tuzun Vücuttaki Görevleri

Tuzun Vücuttaki Görevleri

Aşağıdaki bilgileri okurken, sofralık tuz diye satılan rafine tuzu düşünmeyin. Her türlü doğal tuzdan bahsediliyor. Çok önemli!

Tuzun Vücuttaki Görevleri

Su ve tuz birlikte insan vücudunun en önemli yaşamsal fonksiyonlarını düzenlerler. Gerek hücre sıvısı, gerekse hücre dışı sıvı yoğunlukları farklı olan bir tuzlu sudur.Vücutta hiçbir sinir hücresinin diğer organ hücreleriyle herhangi bir bağlantısı yoktur. Oysa beyin, vücudun bütün hücreleriyle kominikasyon içerisindedir. Bu ancak hücre dışı suyun elektrik iletkenliği özelliğinden yararlanılarak yapılır. Bilindiği gibi saf su elektrik iletemez. Yalnızca tuzlu su elektrik iletir. Böylelikle hücreler arası ve hücrelerle sinir sistemi arasında komünikasyon mümkün olmaktadır.Bu demektir ki, tuz olmadan, insan ne düşünebilir, ne konuşabilir, ne vücudunun diğer organlarının verdiği bilgileri alıp gerektiği reaksiyonu gösterebilir.

Vücuttaki bütün yaşamsal olaylar, hücre içi ve hücre dışı bu tuzlu suda gerçekleşmektedir.Yine bütün hücrelere besinler hücre dışı sıvıyla taşınır. Bu sıvıda besinler difüzyon yoluyla dağılır. Difüzyonun yayılma hızı sıvının termodinamiğine bağlıdır. Isı su içerisindeki taneciklerin hareket enerjilerini arttırdığından difüzyon kolay ve hızlı olur. Genelde soğuk havalarda hasta oluşumuzun sebebi budur.

Hücre ile hücrenin içinde bulunduğu tuzlu su arasında madde alışverişi gene bu iki su arasındaki tuz yoğunluğu farkından ortaya çıkan ozmos ile olur. Hücre dışı suyun su oranı %94 iken hücre içi su yoğunluğu %75 civarındadır.Yalnız bu sayıları mutlaklaştırmak doğru değildir. Çünkü bu oran insandan insana değiştiği gibi, kişinin su ve tuz tüketme alışkanlıklarına da bağlıdır.Kısacası tuz olmadan hiçbir canlı olayları yürümez.

Peki, tuz insan yaşamı için bu kadar vazgeçilmez bir fonksiyona sahip iken, doktorların; ”yüksek tansiyonunuz varsa tuzdan uzak durun”açıklamalarını nasıl anlamak gerekir? Bu insanın kendi ölümünü yavaş yavaş kendisinin hazırlaması demektir. Evet, tuzdan uzak durun ama hangi tuzdan. Bunun ayırımını şimdi daha doğru yapmak zorundayız. Rafine edilmiş tuz sadece yüksek tansiyon yapmaz aynı zamanda kansere varana kadar birçok hastalığın da oluşmasına sebep olur. Onun için ister deniz tuzuolsun, ister kaya tuzu, isterse kristal tuz olsun, eğer rafine edilmişse uzak durun.
Tuzun vücuttaki bir diğer görevi de, kaliyum-natrüyum pompası ile ozmos gücünün sürekliliğini yaratarak, vücudun doğal su dengesini ayarlar. Aynı zamanda vücudu ağır metallerden ve toksinlerden arındırır.

* Tuz seksen dörde varan elemetleriyle, vücudun mineral eksikliğini giderir.
* Tuz su ile birlikte hücre içi ve hücre dışı sıvısını oluşturur.
* Tuzun sıvıya verdiği iletkenlik özelliğiyle vücutta haberleşme sisteminin işleyişini sağlar, buna bağlı olarak, düşünmeyi, konuşmayı ve hareket etmek için gerekli haberleşme zemini hazırlar.
* Vücutta ozmos oluşturarak, ozmosa bağlı bütün madde alışverişini sağlar.
* Kalıyum- natrıum pompasının çalışmasını sağlar.

İnsan vücudunun günde 2-6 gr tuza ihtiyacı vardır. Eğer bu günde 0,2 gramın altına düşerse, insanda tuz açlığı başlar. Bu canlıda çeşitli fonksiyonel bozukluklara sebep olur. Bu nedenle her gün doğru oranda tuz almak gerekir. Yeterli tuz alınmadığı zaman vücutta bazı bozukluklar veya belirtiler ortaya çıkabilir:

  • Mide bulantısı, kusma,
  • Kramp,
  • Yorgunluk,
  • Vücut esnekliğinin kaybolması,
  • Deri kuruması,
  • Düşük tansiyon ve kan dolaşım bozuklukları,
  • Uzun zamanlı ishaller
  • Çok miktarda terleme

Yücel Aydemir
Su ve Tuz Yaşamın Gizemi

Leave a Comment